Kraliçeye..

Yüce aynamın değerinin önünde saygıyla eğiliyorum!
babaannecim seni seviyorum..
Kraliçemsin!!
sen içimde kör olduğum değersin,
Ah! nasıl gözlerim kör kalmış güzelliğine
senin kadar güçlü olamadan önünde
seni yalnızlığa terk eden benliğime uyanıyorum..
öyle özel bir aynamsın ki önümde
senin Kraliçelik makamını korumak adına
varoluşunun yüce sebebini sergilemek adına
tüm dünyayı elinin tersiyle itebilecek gücünün önünde saygıyla eğiliyorum..
Artık bu rolü diğer her yere kör kaldığın yerden tutmak zorunda değilsin..
Seni içimde buluyorum..
Kendi değerime uyanıyor
kendimi Kraliçe ilan ediyorum..

bulutların arasında


Yine o günlerden bir gün
Bulutların arasındaki boşlukta geçen..

göz pınarlarım dolu ,
içimde Allah korkusu..
suçluluk hissimin ardından

gölgemin sorumluluğunu alamam
kanayan yaramdan..

erkeklik gururumudur yaptığım
sevgiye hak tanımayan,
utanan sıkılan..

ayna gibi dişi olamazsam
sonsuz sevgiye açılamam..

tüm renklerin yutulduğu bu siyah karanlık yerden
ışıkla buluşmaya hak görürmü içim?


apansızca, düşünmeden
delilik çıksın içimden
enerjiler açılsın evrene tuttuğum yerden

herşeyin bir zamanı var mıdır gerçekten?
Yoksa üşengeçliğin kurbanları mıyız?
Her kurban kendi bacağından asılır..

Işık mıdır gözlerini yakan korkutan,
karanlık rahat bir acımıdır.?

sevmek seçebilmektir yılmadan
görünen redlere aldanmadan
değeri bilmek yetmezmiş
değerli olmadan
içinde bulmadan

korkma ışık olmaktan
ortalıklara çıkmaktan

ancak ve yalnızca
bütünün hayrına

Amin..





sevginin lügatı..


içim titredi!
kalın kabuklu deri
karanlığı iyice gizli
karanlığını hisseden
biri
içi titredi..

e birileri de hissetmeli
buz tutmus derinleri..

içteki çocuk
e hadi artık büyümeli
sorumluluk,saygı, şeffaflık söylemleri
harbi!

tabii önce insan olalım

deri gerekli ama yeterli mi?

ardında buz tutan duygular,
hafızadan silinsede
acılar yok sayılabilir mi?

bana kızabilirsin
lütfen kız
kızgınlığınla kaldıkça sen
içim ısınır..

sevginin lügatında her şey
tersinden yazılır..


minik beyaz hırka..


minik beyaz bir hırka
beni geçmişe götürdü
renkli ipek koza içindeki
çocukluğum geldi aklıma..

sesler karışan sonsuza
beyaz hırkaya
ve çocukluğumdaki balkona, martıya
ve taş taş suya, oyunlara

ben ve geçmişim kaldı başbaşa
bir de minik beyaz hırka..

:) 2006

safça..


Bir dünya yaratmışım kendime;
ben de içinde şen şen
oynuyorum evcilik misali
anne, baba ve ben de çocuk
mutlu bir kelebek
dal dal
çiçek çiçek.

derken büyüyorum
kocaman sandığım dünyam küçülüyor,
dar geliyorken içine
açıp kapıyı
başlıyorum yürümeye,
nereye?

bir dalga geliyor üzerime
ve kolayca içine alıyor beni
başlıyoruz birlikte yüzmeye..

dengemi bulmaya çabalarken
bata çıka;
bir dal parçası çıkıyor karşıma
tutunuyorum
korkak ama hevesli..


ve bir durgun su buluveriyorum
yalnızlıktaki gibi
ağlıyorum çaresiz;
birden bir el
beni çekiveriyor sudan
çıplak..
siliyor üzerimi
sarınıyorum...


2006

martı..

Sağır bir sessizlik istedim
başımı suyun altına daldırıp dinlemek istedim
yokluk istedim..

yorgun düşmüş ağırlıktan
hafif bir martı olmak
süzülüp uçmak istedim
sessizlikte,rüzgarda..
ve o an suratımı yalayıp geçti buklelerim;
bir okşayış..
dudaklarım aralandı;
bir nefes..

ve sessizlik doldu içime
suyun altında
süzülen martıda..


2006

yakamoz..



Aysız bir gecenin yakamozunda
Soluk soluğa bedenler
Tatlı bir çıplaklık içinde
Kilitsiz arzunun nefesleri..

Suyun içindeki yıldızlar tek ışıkları
ve bi de kendi ışıltıları
içiçe, tentene

ve derken gecenin sabahında
kırmızı umutsuz bir alev
ve ayrılan iki kordan
aysız gecenin yakamozundan..

2006

kökler..


tüm köklerime olan öfkem
oradaki tüm körlüklere
tüm sessiz kalışlara..

ve içimden haykırışlar
sessizlik beni bitirirken
sarsan yerle bir eden
bir haykırış olmak isterim..

bu köklerin kendi gerçeğine uyanması için
bir kanal olmazsam eğer
bu sessizlik yer yer içim!

aşka dair


Derinden değdirmek isterken
sarılmak isterken
sarılmak hissimle
kalakadım içimde
sakinlikte seninle..

birleştikçe yokoldum
içimde yanan alevini
dışımda bulma çabam
yok oldukça
sen ben oldum
sevdim varoluşumu
alevinle
sevdim kendimi
yanarak içten içe
ve varoluşuna teslim oldum
ben oldum
tüm hissinle


tenimde gözler ateş
nefes nefes
küpesiz bir kadınmışım
izledim
gül tenim tuzsuz
yalnız bir barut
deymeyin tenime
yalnız nefes almak isterim..

bir uçak uçuşu
boşluk duygusu
varış kapısı
kapı açışı
öyle heyecanlı
ara duruşu
oluşu!!

otobüs garında..

Sakin halimin eşsizliğinden
bir türkü gelir içimden
yakarışlı..
Jerusalem'in otobüs garında..

bekleyiş anıları
dingin meraklı
halim
deneyimin eşiği an be an

bilinmeyene yakınlaşmanın tereddütleri önümdeki..
Güven duygusu
ve yalnızca olmak
hedefe kitli bir oluş
her anda..

hedef yalnızca
gerçek oluş ise
nedir bu acele?

yokoluşumun esrarını çözerim..
tanıdık isimler arasından ben seni seçerim kucağıma..

kalbimin içinden geçen nefes yanık ve isli
ağlama hissi
boğazım ve gözlerimde
nefes alış verişimin derinliğinde
kapsama hissi bensizliği; bizi

Hakanın anında bu yolculukta
Haktan yana her anda
kalbimin derinindeki bilişler şüphesiz
haktan yana..

Sarmışım benliğimin içsizlerini bu bakışlarda..
Hapis duvarlarında ben
bedenimin içi dışı birken
Nasıl zihnimle algılarım

Kadınlığım saklı kaldıkça
boyun eğişlerimin ardında
sınırlarımı tutamam kanarım canıma..
keskin gözler
yumuşakçada keser biraz cesaret oldukça..

kendime ne derim?..

Kalpten açılmalar
midede bulanmalar
Alt karnımda tansiyonlu hareketlenmeler hissediyorum..
Bir değişim
kabullendikçe açılan
izin verdikçe dönüşen
tekrar edilemeyen her saniyemin sonsuz iznine katılmak istiyorum
İçimde ne oluyorsa izin veriyorum
Teslimiyete an be an kendimi bırakıyorum..

Bazen yetersizlik hissi aldatmacasında bulduğumda kendimi,
O halimle sonsuz* BİR tamlık içinde bulunduğuma dair
Rahatlamacalar

So good to feel and sense in this beautiful environment..

In the whole humbleness of letting go of all pretentions...

AA!..

AA!
Söylenmemiş
Yutulmuş
Gırtlağıma takılı kalmış
tüm sözcüklerin acısı
burdaymış..
Fark ettim de
Yolcu ettim..
:))

Şimdide..



Şimdideyim,
Ben nerdeyim?

İrademin eridiği anların sahibi
Nefsin hükmü
topraklanma için..

Her şeydeki yücelik
Zayıf noktaların farkındalığına mı yarar??

Neyin iltihabı kanıyan?
Kalp yaram kızgınlıktan
kızgın Vivian!!
kendini sevmeyi öğrenirken
Açılan yaranın toprağa dönüşmesini
Güçlenmesini
arzular diler..

Hesapsızca akışa son verme dürtsünün son alarmları!!

Dersler öğrenilirken hayatta
Seçen olmak! Her an kendi gerçeğini seçen olmak..

Tüm Dünyada
Nasıl neden sorusunu içimde hissedebilir miyim?
Hissimin derin namelerinin
Ardında durabilir miyim?
Neden kanarım ki??
Kandırmaca dünyada hepimiz
birbirimize yalancı
birbirinden yabancı
Gerçeklik keskin olmadan bu yalan duvar nasıl delinir??
Korkuya gerek yok zaten yalnızsın
Yalnızım..
Sahte duvarları delmeden
ne derece yalnız olduğumun
Farkındayım!..

İnsanlar delinip geçilmek ister
Işığı farketmek için..

Ardında dur
Korkma!
korktuğunla başbaşa bir temas
cesurca
korkumun eridiği bir ateş olsun!

Hepside bir oyunsa
Bu oyun nereye
Nasıl bir oyun bu?

Keyifli, hissedilen
kanlı canlı olma
hissini barındıran
titreten!!

Açtım ağzımı yummadan gözümü
gördüklerime
Duyarak, duyarlı olarak
içimdeki tüm titreşimlere ki
dışımda aynı anda..

Bu yolda yoldaşlarla
elele verip
el uzatıldığında
ya da ele ihtiyaç duyduğumda
Tüm ilişkiler Şifada!!..

Kaçmak için tutma
tutunma hiç bir görünene;
saygıyla yaklaş diğerinin tenine
terine
titreşimine...

içindeki boşluk korkusu
inan ki dönüşür
kendini her şeyinle sevince!!!

Bazen ihtiyacı da seçen
Bazense ihtiyaç duyulduğumda da açık bir kapıda
OLmayı seçelim ARTIK!!..

İhtiyaç biliçsizce
karanlıktan bir öcü gibi çıkıp
beni seçmesin ARTIK!!..

Yılanın kıvrımları
sessizce akışkan, kıvrak tensel ve tinsel..

kelimesiz..

kelimesiz varoldum..
yalnızca vardım-ım
sonsuzcANA
olmak yeter
yalnızcana-ANA
neşe bana bana
olmak bir nehir gibi coş ANA
vermek
yalnızcANA
ola ola..